‘Kürtlere şans verin’

Diyarbakır’da, Kürt sorunun çözümü için Güney Afrika modeli tartışıldı. Güney Afrika’daki barış görüşmelerine aracılık eden Roelf Meyer ve Mohammed Bhabha Kürt sorununun çözümü için diyalog önerdi. Bhabha, “Kürtlere, Türkiye kimliği içinde kimliklerini ifade etme şansı verin” önerisinde bulundu.

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), “Toplumsal barışın inşasında sivil toplum örgütleri rolü: Güney Afrika Deneyimi” toplantısı düzenledi. Sur ilçesinde bir otelde yapılan toplantıya, Güney Afrika’daki barış sürecinin baş müzakerecileri Mohammed Bhabha ve Roelf Meyer, Barış Vakfı’ndan Hakan Tahmaz, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Adnan Selçuklu Mızraklı, DİTAM Başkanı Mehmet Vural, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Yenişehir Belediye Eşbaşkanı Belgin Diken ile birçok gazeteci-yazar, akademisyen ve Sivil Toplum Örgütü (STÖ) temsilcisi katıldı.

Türkiye’de çözüm zamanı geldi

Toplantının açılış konuşmasını DİTAM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Vural yaptı. Toplumsal barışın önemine dikkat çeken Vural, barışın cesaretle sağlanabileceğini belirterek, Türkiye’de çözüm zamanının geldiğini söyledi.

Barış ve diyalog kendini dayatıyor

Vural şöyle konuştu, “Güney Afrika’da çok ciddi bir iç savaş vardı. Birbirini yok sayan ilişkileri olmayan, düşman olan iki kesim vardı. Bütün buna rağmen iki kesim oturup, şu düşman gördüğümüz bizler dostuz arkadaşız, iyi iler yaptık diyorlarsa, biz niye bundan ders almayalım. Barış ve diyalog kendini dayatıyor. Belki 2012 -2015 dönemi kadar olmayabilir ama tarafların birbirini dinlemesi, bir araya gelmesi, diyaloga girmesinin önü açılacak. Çünkü başka çaresi yok. Bu devasa kavgayı nereye kadar götüreceğiz? Tarafların düşünmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Çözüm diyalog

Meyer ve Bhabha, müzakere süreçlerinde yaşananları katılımcılarla paylaştı. Gazetecilere açıklamada bulunan Bhabha, Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü için önerilerde bulundu. Bhabha, Türkiye’deki sorunun Güney Afrika ile benzerliklerinin olduğuna dikkat çekti. Çözümün diyalogda olduğuna dikkat çeken Bhabha, “Benzerlikler şudur; etnik kimlik üzerinden bir çatışma oldu ve bu etnik kimlik Güney Afrika’da oldu. Farklılıklar burada avantaj olabilir, en azından aynı dine inanan iki toplum var. En azından yüzyıllardır aynı kültürde yaşıyorlar. Aynı zamanda bir şekilde birbirlerinin kimliğini kabul ediyorlar. Bize göre Türkiye’de Güney Afrika’dan daha rahat olur. Korkularınızı görün, Kürtlere, Türkiye kimliği içinde kimliklerini ifade etme şansı verin. Kimliğinizi tek ülke bağlamında koruyun. İki tarafı da aynı masada buluşturmak gerekir. Tarafları farklılıklar üzerinden değil, ortaklılar üzerinde tartışmalı ve sonrasında bu bağlamda anayasal bir çözüme varmalı” dedi.

guney-afrika-(3).jpg

Güney Afrika ile karşılaştırılmamalı

Roelf Meyer de Kürt sorununun çözümünün masa olduğunu belirtti. Meyer, “Bütün ülkelerdeki sorunlarda koşullar benzersizdir. Bu nedenle Güney Afrika ve Türkiye’yi karşılaştırmak doğru değil. Kürt sorunu ve Güney Afrika’daki sorunu karşılaştırmak imkansız. Sadece Güney Afrika değil Dünyanın diğer yerlerindeki çatışmalara baktığınızda, insanlar bütün temelleriyle masaya oturursa, çatışmanın tarafları oturursa, çözüm olur. Bizim ihraç edeceğimiz şey diyalog olur. Bizim tavsiyemiz, masaya gelin, oturun ve konuşun. Bütün tarafların katılımı için şartları oluşturun. Tüm katılımcıların dahil olacağı şartları oluşturun. Bazılarının dışarıda kaldığı ortam oluşturamazsınız. Herkesin kendini haklarını ve kendi sorumluluğunu bildiği şartları oluşturmak zorundasınız. Böylece herksin orda olma hakkı olur. Şartlar eşit olmalı” şeklinde konuştu.

Hukuk olağan dışı olmuş

Ardından konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı, toplantının düzenlenmesini sağlayan DİTAM’a teşekkür ederek “Bu buluşma güzel şeylere vesile olsun” dedi. Mızraklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim tarihimizin içinde çok acılı çok zorlu seanslar var. Olağanüstülük bizim hayatlarımızın önemli bir parçasını oluştururken olağanlık bizim hayatlarımızda sıra dışı olmuş. Hukuksuzluk bizim için olağan durumken hukuk olağan dışı olmuş. Böyle bir halk bütün bu yaşamış olduğu güçlüklere karşı bu mazlum halk, o mazlumların asaleti ve erdemiyle inadına barış barış barış diyor. Çünkü zalimler aynı zamanda asalet ve erdemlerini de yitirmişlerdir. Asalet mazlumlara kalmıştır.”

Barış demek suç

Nelson Mandela’nın ‘Eğer onları affetmezsek kırgınlık ve intikam duyguları hep var olacaktır. Biz ise geçmişi unutalım, şimdiye ve geleceğe bakalım ama geçmişte yaşanan acımasızlıkların da bir daha yaşanmasına izin vermeyelim’ sözünü hatırlatan Mızraklı, “Tarih ve antropolojiden almış olduğumuz miraslar ve bugünkü yaşantılarımız arasındaki o diyalektik bağlardan hareket ettiğimizde hakikatten köklerimiz çok önem kazanıyor. Bugün bütün bu hafızaya sahip olan bütün bu eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin yaşandığı ortamlarda bile barış demenin suç işlemek anlamına geldiği, barış talep edenlerin terörist olarak tarif edildiği bir günde biz yine inadına barış diyoruz. Burada, bu salonda dikkat ediyorum hiç kimse birbirinin yabancısı değil, hepimiz aynı kavganın aynı barış çizgisinin meşale taşıyıcıları olmuşuz ve yürek yüreğe vermişiz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından DİTAM yöneticisi Sedat Yurttaş moderartörlüğünde Güney Afrika’daki barış sürecinin baş müzakerecileri Mohammed Bhabha ve Roelf Meyer, yaptıkları sunumlarla deneyimlerini aktardılar.

Kaynak: ‘Kürtlere şans verin’

İlgili Yazılar